Yeni Tavsiyeler

2 Ağustos 2018 Perşembe

Dünyanın Kaderi Bir Çocuğun Elinde "Avatar: The Last Airbander"

TÜR: Animasyon / Aksiyon / Macera

IMDB: 9.2

SEZON SAYISI: 3 

KANAL: Nickelodeon


   Su, toprak, ateş ve hava. Dört element, dört ulus. Uzun zaman önce bu dört ulus barış içinde yaşıyordu. Ama Ateş ulusunun saldırmasıyla her şey değişti. Onları yalnızca dört elementin ustası olan Avatar durdurabilirdi. Ama dünyanın ona en çok ihtiyaç duyduğu anda ortadan kayboldu. Aradan yüzyıl geçti. Ateş ulusu mutlak zafere çok yakındı. İnsanların umutları tükenmişti. Ta ki Güney Su Kabilesi'nden Katara ve Sokka adlı iki kardeş bir buz kütlesinin içinden 12 yaşındaki Avatar Aang'i bulana kadar. 

Tekrardan merhabalar. 

   Diziyi izleyen arkadaşların yukarıdaki paragrafı okurken yüzünde bir tebessüm oluştuğunu hissedebiliyorum. Evet dizinin açılış sahnesinde biraz yardım aldım. Hatta baya yardım aldım. Çünkü konuyu gayet iyi bir şekilde özetliyordu.

   Evet. Avatar: Son Hava Bükücü. 2005'li yıllarda çocuk olanların çok şanslı olduğunu gösteren ayrıntılardan biri. Zamanında televizyonda az izlemezdim bu diziyi. Hatta o kadar çok izlerdim ki bölümleri karışık verilmesine karşın tüm bölümleri izlemiştim. Taa o zaman farketmişim bu diziyi. Çünkü o zaman bile acayip zevk alıyordum. Şimdi ''Çocuktun zaten ne izlesen hoşuna gider?'' diyebilirsiniz. Haklısınız da. Ama bunun farklı bir havası vardı. O zaman bile hissediyordum.

   Neyse biraz diziyi konuşalım. Dizi izlediğim en iyi çizgi dizidir. Bunu çok net söyleyebilirim. İnanılmaz bir hikayesi var. İnanılmaz karakterleri, inanılmaz bir atmosferi var. Dört dörtlük bir yapım.

   Şimdi dizinin konusu yukarıda yazıyor. Burada da daha fazla şey yazmayacağım. Çünkü ondan sonrası spoilera giriyor. Ama şuna emin olun. Hikayesi çok sağlam. Çok ama çok sağlam.

   Ama şöyle bir şey var. Bence dizinin odağı ana hikayesi değil. Çünkü bu dizi karakterleriyle ünlü. Karakterler muhteşem yazılmış. Yani en önemsiz karakterler bile bi harika. Her karaktere zaman harcanmış.

   Karakter gelişimleri... Esas konu burada. Tüm karakterlerin hem bükücülük yetenekleri, hem de ruhsal görüşleri çok gelişiyor. Herhangi bir karakter seçin ve ilk sezonla son sezon arasındaki farka bakın. Şaşıracağınıza garanti verebilirim.

   Genel olarak bir konu üstüne gidilmesine rağmen dizide bolca yan hikaye var. Hatta neredeyse her bölüm de ayrı bir hikaye, ayrı karakterler, ayrı bir olay. Bu da diziyi sürükleyici yapan bir unsur bence. Diğer bölümde nasıl bir olayın olacağını merak ediyor insan.

   Kötü olarak eleştireceğim tek bir nokta var. İlk sezon kendi içinde biraz kopuk. Her bölüm ayrı bir konuda. Yanlış anlamayın. Üstte bu durumu övdün, şimdi niye gömüyorsun demeden şunu açıklamama izin verin. Şimdi şöyle her bölüm yaşanan olaylar farklı tamam, ama şöyle bi şey var. İlk sezon bölümleri kopuk kopuk. Önceki bölümde ne olduğunu hiç umursamıyor dizi. Hatta öyle ki önceki bölümlerde ne olduğunu bile bize özet şeklinde göstermiyorlar. İkinci sezonda başlıyor önceki bölümlerde olanları hatırlatmaya. Şikayetim burada işte. İlk sezon ayrı ayrı, bağımsız hikayeler anlatıyor. Sanki o olaydan önce bi şey yaşanmamış gibi. Ama 2. ve 3. sezonda böyle bi durum yok.

   Şuna da değinip bitiriyorum. Dizi kendi içinde çok dengeli. Ara sıra oldukça eğlenceli, bazen çocuksu, bazen çok ciddi ve acımasız. Bu dengeyi çok iyi kurmuş dizi.

   Evet. Diziyi izleyen dostlarıma benden bi tavsiye. Açın tekrar izleyin. Pişman olmazsınız üstüne üstlük bi nostalji yaşarsınız. Ben öyle yapmıştım.

   İzlemeyen dostlarım ise işini gücünü bırakıp izlemeye başlasın bence. Zaten bölüm 20-25 dakikalık bölümlere sahip. Su gibi akıyor. 

   Şiddetle tavsiye ederim. Ben bile 1 hafta önce bitirdim. Bu yazıdan sonra tekrar başlasam mı diye düşünmeye başladım. 

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

İyi seyirler.












1 yorum:

  1. Peki bu inceleme neden? Bize olan yararını henüz bulamadım.

    YanıtlaSil