Yeni Tavsiyeler

18 Mayıs 2018 Cuma

Memleket Hikayeleri - Refik Halid Karay "100 Yılda Bir Anadolu Hiç mi Değişmez?"

Adı: Memleket Hikayeleri
Türü: Öykü
Sayfa Sayısı: 183
Ortalama Fiyat: ₺ 20

   Bugün yeni bir seriye başlıyoruz. "Kitap Tavsiyeleri" Belki de sitenin en faydalı serisi bu olur, bilemeyiz. Ancak benim yazarken en fazla keyif aldığım köşelerden -serilerden- birisinin bu olacağı su götürmez bir gerçek.

   İlk kitap tavsiyemiz Memleket Hiakeyeleri'nin yazarı; edebiyatçıların ve sözel öğrencilerinin Milli Edebiyat Dönemi'nden, hukukçuların 150'liklerden ve televizyonseverlerin ATV ekranlarında yayınlanan Bugünün Saraylısı adlı diziden tanıdığı ya da en az bir kere ismini duyduğu bir yazar. Evet, Refik Halid Karay...

   Muhalif kişiliği yüzünden -İttihatçıları, Kirpi takma adıyla mizahi dille eleştirdiğinden dolayı- iki yıl Anadolu'ya sürgüne gönderilir. Sinop, Ankara gibi farklı şehirlerde kalır. İşte bu sürgün sürecinde kaleme aldığı hikayeler, karşımıza Memleket Hikâyeleri adıyla çıkmaktadır.

   Kitapta tamı tamına on sekiz tane sımsıcak hikaye var. Hepsi de yüz yıl öncesinin Anadolu'sunu, ayakta durmaya çalışan yaşlı çınar ağacının ümitsizliğini, halkının çaresizliğini, devlet malı deniz felsefesini kendine ideoloji edinmiş gerici memurları, muhafazakar görünümlü insanların aslında içlerinde çirkin arzuların olduğunu, insanlığın unutulduğu, Anadolu köylerinin, birbirlerinin kuyusunu kazmakla vakit geçiren insanlarla dolduğunu anlatıyor. Bütün bu yozlaşmış ortamı Refik Halid'in öykülerinde görebilirsiniz. Gerçi günümüzde de yer yer canlı olarak görüyoruz.  Bu arada kitabın içindeki öykülerden sadece bir tanesi Cumhuriyetin ilanından hemen sonra yazılmış.

   O yıllarda malum, Yeni Lisan hareketinin rüzgarları estiğinden olsa gerek dili oldukça sade. Yaklaşık on, on iki sayfalık bir hikayede daha önce hiç duymadığınız kelime sayısı bir elin parmağını geçmez. Kitap öylesine akıcı yazılmış ki başladığınız bir hikayenin sonunu mutlaka getirmek istiyorsunuz. Olay örgüsü öylesine iyi işlenmiş, betimlemeler sık sık fakat akışı bozmayacak şekilde kurgulanmış ki okuyanın, aynı satırları birkaç defa okuyası geliyor.

   Kitabı açtığınızda ilk olarak Yatık Emine adlı bir öykü karşılıyor sizleri. Yorgun düşmüş, kendisinden ne istenirse yapan bir Anadolu kadınının hikayesi bu.

   Daha sonrasında Şeftali Bahçeleri oku beni, oku beni diyor ki benim en etkilendiğim öykü bu oldu. Çünkü Osmanlı'nın son yıllarında, devlet dairelerindeki yozlaşma o kadar iyi işlenmiş ki bir ulu çınarın yirminci yüzyılda neden yıkıldığını anlıyorsunuz, hatta iyi bile dayanmış diyorsunuz.

   Belki yinelemiş olacağım ama kesinlikle kitabın akıcılığı konusunda kuşkunuz olmasın. Bakın; kitapların en sevdiği iki arkadaşından biri hiç şüphesiz ki okuyucusudur, diğeri ise kitap ayracı. Kitabın akıntısına kendimi o kadar kaptırdım ki onu, en sevdiği arkadaşından mahrum bıraktım. Refik Halid'in mizah yazarlığı da yapmış olması kitaba akıcılık yönünden artı bir puan katıyor çünkü yer yer gerçekten tebessüm edeceğiniz olaylarla karşılaşacaksınız. 

   Son olarak toparlamam gerekirse bu kitap, yüz yılda bir memleketin maalesef hiç ama hiç değişmediğini gözler önüne seriyor. MEB'in 100 Temel Eser kapsamında da yer alan bu kitabı, eğer hala okumadıysanız mutlaka okumalısınız.

Yeni bir kitap incelemesine kadar elleriniz kitapsız, yüzünüz tebessümsüz kalmasın.
İyi okumalar... 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder