
Heyecanla beklediğim bölüm bir şekilde yine sızdı. İzlerken çok eğlendiğim ve 7 sezonluk dizinin en iyisi saydığım bu bölümü izledikten sonra biraz düşününce, aslında öyle olmadığını farkettim. Kendi içinde barındırdığı mantıksızlıklar ve detaylara önem vermeyişleri bu bölümü harika olacak iken uçuruma sürüklenmiş. Kısacası başlıktaki gibi: ''İzleyin. Düşünmeyin.''

Bölüm suru aşıp bir wight yakalamak isteyen ekibimizle açılıyor. Tüm karakterler kendi aralarında bi muhabbet çeviriyorlar. Birbirleri ile çok alakasız olmalarına rağmen hepsinin geçmişi bir noktada bir bibirlerine bağlanıyor. Bu muhabbetleri çok sevdim. Neredeyse hepsi güzel yazılmış ve eğlenceliydi.
Tormund- Tazı arasındaki muhabbet bölümün en iyi kısımlarından biriydi hiç şüphesiz. Çok eğlenceliydi. Özellikle Tormund'un saflığı ile Tazı'nın hiçbir şeyi önemsemeyen hali birbirini iyi tamamladı. Brienne üzerinden dönen konuşma beni bitirdi.
Jon- Tormund arasındaki muhabbet ise herhalde en önemli konuşma konuşma idi. Mance Ryder'ın gururu yüzünden diz çökmediğini ve bu yüzden yüzlerce insanın öldüğünü söyleyen Tormund, Jon'u çaktırmadan da olsa ikna etmiş oldu.
Jon- Jorah arasında, babaları konuşuldu. Önemli kısım Uzunpençe idi. Jorah, onu Jon'da bıraktı ve çocularına miras kalmasını söyledi. Yani hiç konusu bile açılmamışken Jon'un çocukları ile ilgili bir konunun açılması bariz bir şekilde ilerde olacaklara gönderme. Özellikle ilerki sahnelerde Dany'nin varisi mevzuları bu konuyu pekiştirdi.
Gendry'nin, Sancaksızlar'a attığı tribi, Tormund ve Jon ile girdiği muhabbeti saymazsak son konuşma Beric - Jon arasında oldu. Bomboş bir konuşma idi. Özellikle babana hiç benzemiyosun deyince cinnet geçirecektim. Ya bu çocuk Arya ile beraber Ned'e en çok benzeyen çocuk değil mi idi? Tamam anladık babası Ned değil ama yeter. Gözümüze iyice soktunuz.
Ejderha Kayası'nda Dany ve Tyrion gergin bir konuşma gerçekleştirdi. Varis meselesi üzerinde duruldu. Açıkçası bu konuşma için haklı olduğunu söyleyemem Tyrion adına. Ama Dany de Tyrion'a sert davranıyor.

Winterfell'de ise, araları iyice gergin olan Arya-Sansa hattı koptu kopacak. Baelish'in mektup planından sonra Arya iyice deliye dönmüş ve korkutucu bir durumda. Aralarında geçen konuşma sonrası Sansa'nın direkt olarak Baelish'in yanına gitmesini hoş bulmadın. Yani kardeşinin yanına git, üstadın yanına git konuş. Neden hiç güvenmediğin Baelish'in yanına gidiyorsun?
Brienne'yi Kralın Şehri'ne göndermesinin sebebini ise Baelish'in Brienne'yi, Arya'ya karşı kullanmasını engellemek için olduğunu düşünüyorum.
Bir planlar dönüyor ama kimin arasında kime karşı bilemiyoruz. Sezon finalinde göreceğiz.

Sur ötesi operasyonunun ilk ciddi sınavı ölü bir ayıydı. Ana ekibimiz yanında bulunan figüranlardan bazıları bu saldırıda öldü. Yani bu saldırıda biri ölmedi demeyelim diye figüranların ölümü tercih edilmiş. Ana grubun ise en takmadığımız ismi yaralandı. İşte dizi bu sezon bunu yaptı. Fanların isteklerine odaklı çalışmaya başladı. Ayı saldırısı aksiyon açısından iyidi.
Sur ötesi operasyonunda sırada küçük bir ölüler grubu var. Nedense ana ordudan ayrılmış olan bu grupta, nedense tam bizim ekip üyelerinin gücü yeteceği kadar ölü var. Neyse. Bu saldırıda önemli bir şey öğrendik. O da bir akgezen öldürülünce, onun dönüştürdüğü ölülerde ölüyor. İleride olacak büyük savaşta kesinlikle böyle bir olayla karşılaşacağız.
Ekibimizin bir akgezen yakalayacağını düşünürken bir ölü yakalamalarıyla ilk şoku yaşadım. Yani zaten diyarda çok fantastik olaylar var. Yani halk, surun ötesinde yürüyen kemiklerin olabileceğine zaten inanıyorlardır.
Gendry'nin ekibe vedası ile ölüler ordusunun hücuma geçip, ekibi bir buz parçasına hapsetmelerini gördük. Açıkçası şu ana kadar çok eleştiri yaptım ama bölümün buraya kadarki kısmını çok beğenmiştim. Birkaç klişe dışında gerçekten bu kısma kadar iyidi. Ama sorunlar bundan sonra başladı.

Gendry güç bela sura ulaşıp, bir kuzgun göndertti. Aşırı hızlı kuzgundan mesajı alan Dany, '' Kuzeye gidersem bunu giyerim. '' diye sakladığı kıyafetini giyip ejderlerini alıp gitti. Tyrion'un uyarılarını dinlemedi. Aslında Tyrion'un fikri de onları orada ölüme terk etmekti. Bence düşünülmemesi gereken bir fikir. Ama Dany gitmemesi konusundaki ısrarı haklı. Çok tehlikeli bir yere kraliçenin savaşması için gitmesi büyük bir tehlike. Ama ejderhaları başka kim sürecek? O da ayrı bir konu.
Şimdi burada şöyle bir sıkıntı var. Bizim ekip o kapana kısıldıkları yerde kaç gün kaldı? Bize bir gece gösterildi. Eğer orada bir gün kaldılarsa, zaman mevzusu çok mantıksız. Ama göstermedikleri birkaç gün varsa o zaman zaman sıkıntısı yok.
Yüzyıllarca donmuş olan buz tabakasının çok kolay bir şekilde kırılmasına rağmen, kısa bir sürede donan buz parçasının, eskisinden de sağlam olmuş olması Tazı'nın sıkılması yüzünden ifşa oldu. O sahneyi sevdim ama. Komikti. Ölülerin yavaş yavaş ilerlemesiyle epik bir savaş bekledim. Olmadı. Daha iyi çekilebilirdi.

O savaşta ölüm bekledim. Özellikle Tormund' un ölmesini. Çünkü bu karakteri çok sevdik. Dizi sevdiğimiz karakterlere iyi son yazmıyor. Ama yine fanlara yamuk olmasın diye öldürülmedi. İddia ediyorum. İlk sezonlarda böyle bir olay yaşansaydı, en az 2 kişi ölürdü.
Bu arada bu ölüler madem suya giremiyorlardı, Tormund'u su altına çeken ölüler nasıl yaşadılar?
Ölmesi için getirilen figüranlardan öldü. Ekipte zor durumdayken Dany son anda yetişti. İşte sevmediğim nokta bu. Dizi bize klişelerin düşmanı olduğunu ilk sezonda gösterdi. Buna rağmen bu Hollywood klişelerini neden kullanıyorlar? Yok baş karakterler ölmez, yok baş karakterler zor durumda iken son anda mucizevi bir şekilde kurtulurlar... Bunu neden yaptınız? Neden eskiye saygı duymuyorsunuz da klasik bir Amerikan dizisi yapıyorsunuz?

Dany'nin 3 ejderli şovu, Night King'in müthiş cirit atışıyla son buldu. Viserion'un ölümü cidden üzücüydü. Bölümün en etkileyici sahnesiydi. Ama Dany'i eleştireceğim. Ya çocuğun ölmüş neden boş boş bakıyorsun. Bir üzül, bağır, çağır. Tepki ver.
Viserion'un ölümünden sonra gaza gelen Jon ölüleri temizlemeye başladı. Neden Drago'ya binip gitmediler bilmiyorum. Ama ejderhanın kalkışı için zaman kazandırmaya çalışıyor olabilir.
Jon'u bırakmak zorunda kalan ekip Drogo ile kaçıyor. Night King ise 2. ciriti ıskalıyor.
Night King neden Drago'yu vurmadı? Bir arkadaşıma göre, yanındaki akgezenle iddiaya girmişler. Yandaki akgezen: '' Yerdekini ben de vurarım. Yiyorsa uçanı vur.'' demiş. Bu yüzden iddiaya girmişler.
Şaka bir yana. Bence Viserion'un daha çok işine yarayacağını görmüştü. Malum geleceği görebildiği ile ilgili bir teori var. Diyebilirsiniz ki o zaman vuramayacağını bile bile neden 2. ciriti attı. O da korkutmak için olabilir.
Jon ise bir şekilde sudan çıkıyor ama o soğukta ıslak olmak ölümcül bir şey. Yine ölmek üzeyken son anda kurtuluyor. Bu seferde amcası geliyor ve kendini feda ediyor. Ata neden binmediğini ise şu şekilde açıklayabilirim. Jon zaten ıslak. Hızlıca sura gitmeli. Eğer Benjen'de ata binseydi, at yavaş giderdi ve Jon donarak ölebilirdi diyene düşünüyorum.
Son olark Dany, Jorah, Tazı ve Jon yanlarındaki ölü ile birlikte Kralın Şehri'ne yola çıkıyorlar. Jon ve Dany arasında kimilerin hoşuna giden, kimilerin nefret edeceği bir konuşma geçiyor. Bu kaçınılmaz bir son. Eninde sonunda bu gerçekleşecek.

Viserion'un bir buz ejderi olması çok etkileyici idi. Ama onu suyun dibinden nasıl aldılar? O zincirleri nasıl yaptılar? Suya kim girdi ve zincirleri ejderhanın boynuna taktı? Sorular, sorular.
Bunca olay yaşanmadan önce en azından bir önlem alınabilirdi. Yani Kıştepesi'ne uğrayıp Bran ile konuşabilirlerdi. Malum çocuk geleceği görebiliyor. En azından bir konuşsaydınız.
Detaylara biraz daha önem vererek ve mantıksız kısımları açıklayarak devam eden bir bölüm olsaydı, dizinin en iyi bölümü olabilirdi. Ama içinde barındırdığı çeşitli sorunlar nedeniyle en iyi olmanın kıyısından dönüyor. Yinede izlerken verdiği haz nedeniyle bölüme puanım:
8.6/10
Haftaya sezon finali incelememizde görüşmek üzere.
Sezon finali fragmanı:

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder