
Yeni bölüm yayınlandı. Gerçekten de çok güzel bir bölümdü. Tam anlamıyla bir Game of Thrones bölümü diyebilirim. İncelemeye başlayalım.
Bölüm Jon ve Davos'un Ejderha Kayası'na çıkması ile başladı. Açıkçası bölümün böyle başlamasını beklemiyordum. Önceki bölümle bu bölüm arasında ciddi bir zaman farkı oldu. Önceki bölüm incelemesinde de söylediğim gibi artık olaylar hızlı gelişiyor.
Bu sırada Ejderha Kayası'na, Euron' un saldırısından kurtulan bir gemi geliyor. Haritayı incelersek, Yara'nın donanması Dorne yolunda saldırıya uğramıştı ama Ejderha Kayası'na çok uzak olamaz. Jon ve Davos ise Kuzeyden bir gemiyle geldi. Ve neredeyse aynı zamanda geldiler. Dizinin bu sezonki bu vurdumduymazlığı iyi değil.

Bir sonraki sahnede Tyrion ile Jon arasındaki '' (T) Güneye geldiklerinde Starklar'ın sonu iyi bitmiyor. (J) Ama ben Stark değilim. '' diyaloğu geçiyor. Bu sahne çok şey ifade ediyor. Çünkü Jon zaten Targaryen kanına sahip. Ama Tyrion'unda Targaryen kanı taşıdığı teorisi çok popüler. Buna yapılan bir gönderme olduğunu düşünüyorum.
Melisandre de oradaydı. Ama daha uzaktan izliyordu. Hatırlarsanız Jon ve Davos onu, önceki sezonda, Winterfell'den kovmuştu. Bu yüzden onları karşılamadı.
Varys ile girdiği diyalog ise bir ilginçti. Bize birbirlerini daha önceden tanıyorlarmış gibi bir izlenim uyandırdı. Özellikle Melisandre'nin Varys'e '' Ben bu topraklarda ölmek zorundayım. Senin gibi. '' dediği bölüm ilerisi ile ilgili önemli bir diyalogdu.
Uzun süredir beklediğim Dany-Jon buluşması gerçekleşti. Missandei'nin Dany'in unvanlarını saydıktan sonra Davos'un sadece Kuzeyin Kralı dediği bölümde çok güldüm. Ardından beklenen konuşma başladı. Geçmiş zamanlarda verilmiş sözlerden, şu anda yaşanan tüm olaylara değinildi. Dany döndü dolaştı ve lafı hep diz çökmesine getirdi. Jon diz çökmedi. Çok ta iyi yaptı. Jon isteğini söyleyince tabiki karşılık alamadı. Varys'in girişi ile konuşma bitti. Ama bu sahne Dany ve Jon arasındaki ilk temelleri atması yönünde çok önemliydi.
Dany bu bölümde denizdeki gücünü kaybettiği haberini aldı ve intikam için ejderhalarını Euron'un donanmasına salmak istedi. Önceki bölüm incelemesinde de dediğim gibi Dany'nin çılgın şeyler yapma potansiyeli var. Ama Tyrion ve Varys bunu engelliyor. Nitekim bu bölümde direk bunu gördük. Dany'nin verdiği en doğru karar Tyrion el olarak seçmesidir.
İleriki sahnelerde Tyrion Jon ile birebir bir konuşma yapıyor. Jon isteğini yine belirtti. Tyrion'u bir şekilde ikna ediyor Bu iki karakterin cidden yan yana olup muhabbet etmesini çok sevdim. Ardından Tyrion da gidip Dany'i ikna ediyor. Böylece Jon amacına ulaştı. Dany de müttefiklik konusunda mantıklı bir hamle yaptı. İki taraf için de iyi oldu.
Ejderha Kayası defterini kapatalım ve Kralın Şehri'ne dönelim.
Cersei, Cersei, Cersei. Bölümü sırtlayan isimdir Cersei. Bu bölümde ona olan sempatim oldukça arttı.
İlk olarak Euron hediyesi Elenna ve kızını getirdi ve Cersei'den savaş sonunda evlilik sözünü aldı. Cersei Ellenna'dan intikamını ondan beklenilen şekilde aldı. Ne yapacak diye düşünürken kızı öpmesi ile bir şok oldum. Cersei intikamını Ellaria'ya karşı onun kızını zehirlediği gibi ama daha acı verici bir şekilde aldı.
Ardından son zamanlarda arası limoni olan Jamie ile güzel bir gece geçirdi. Jamie'yi tekrar kazandı.
Bu bölümde bir Cersei fırtınası izledik. Hem eli çok güçlendi, hem intikamını aldı hemde Jamie ile arayı düzeltti. Bir de çok iyi stratejik hamle yaptı. Onu az sonra inceleriz.
Bu bölümde Cersei ciddi şekilde güçlendi, Dany ise ciddi şekilde güç kaybetti. Bu ikili arasında iyi bir savaş izleyeceğiz.
Bu arada Demir Bankası'na olan borcunu nasıl ödeyecek derken cevabını da çok iyi bir şekilde ve hızlıca aldık.
Sevmeseniz bile saygı duymanız gereken bir isimdir Cersei. Aklına koyduğu şeyi öyle ya da böyle yapıyor.

Kuzeye döndüğümüzde Sansa' yı teftişe çıkmış olarak buluyoruz. Tabiki yine yanında Serçeparmak var ve yine Sansa'yı dolduruyor. Buna alıştık. Ama sonunda kardeşler buluşmaya başladı. Başladı diyorum çünkü Arya'da geliyor. Bran ve Sansa ilk sezondan sonra ilk kez karşılaştılar. Ama Bran, neden bilmiyorum ama Sansa'ya çok soğuk davrandı. Burada Sansa, gelir gelmez Bran'a lord olmasını söyledi. Çok önemsenmesede önemli bir demeçti bu. Sansa, Jon'un başta olmasından rahatsız. Bunu burada net olarak gördük. İlginç bir noktada Bran'ın başına gelenleri anlatırken, bunları kanıtlamak için Sansa'nın Ramsay tarafından tecavüz edildiği günü anlatması. Yani neden? Neden onu anlattın. Başka olay yok mu da onu anlattın. Neden? Hayır birde madem böyle bir gücün var, bu gücü niye bu şekilde kullanıyosun. Neden?
Sam ise önceki bölümde başladığı tedavi işlemini başarıyla sonuçlandırmış. JORAH İYİLEŞTİ . Neden bu kadar sevindim bilmiyorum. Ama Jorah iyi bir karakter ve yaklaşan savaşta Dany'nin yanında olmalı. Bu arada Sam'e de helal olsun. Bu zor tedavinin altından iyi kalktı. Ama iyiki bir ceza almadı. Bir yaptırım bekledim ama tek yaptırım daha çok çalıştırmak oldu. Oda büyük bir sorun değil. Sam'in sahneleri nedense hoşuma gidiyor. Bu sahneler daha dolu olabilirse daha uzun olmasını isterim.

Ve geldik savaşlara. Lekesizler, Tyrion'un planı ile Casterley Kayası'nı aldılar. Ama izlerken hafiften bir sitem ve bir kızgınlık hissettim. Çünkü Lannisterlar' ın evinin bu kadar rahat ve çabuk düşmesini beklemezdim. Ama sonra....
Jamie ve büyük bir ordunun başında, Dany'e büyük bir darbe vurmak ve bir düşmanı daha temizlemek ve zenginliklerini elde etmek için Tyrell hanesine saldırısını gördük. Açıkçası bu sahnede tüyleri diken diken olmayan herhalde yoktur. Ama mantık sıkıntısı var orası ayrı. Yani Tyreller'in kalenin içinde savunma pozisyonundayken bu kadar çabuk savaşı nasıl kaybettiklerini anlayamadım. Burası da çok hızlı geçti. Zaten koskaca iki savaşı bölümün son 10-15 dakikasına sığdırmışlar. Burada biraz eksi verdim.

Ve Olenna Tyrell. Kendine has bir karakter. O zekasıyla, sivri diliyle, çıkışlarıyla çok renkli bir karakterdi. O sahnedeki konuşmalarda iyi ve önemliydi.
Olenna'nın ölümü de yine Cersei tarzı bir intikam oldu. Joffrey'i zehirle öldürdüğü gibi kendisi de zehirle öldü. Ama ölürken son kez de olsa hala laf çakması beni hem güldürdü, hem de hüzünlendirdi. İyi bir karakter daha gitti bu diziden.
Dizinin bu bölümünde oldukça önemli olaylar yaşandı. Tek sıkıntım çok hızlı yaşandı. Ama bu sezonun şimdilik en iyi bölümüydü. Bakalım ilerleyen bölümler bu kaliteyi aşabilecek mi?
Bölüme verdiğim puan:
8.5/10
Haftaya tekrar görüşmek üzere.
4. Bölüm fragmanı:

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder